Monthly Archives: May 2007

İhtiyaç Halinde Camı Kırıp Alın!

Hiç cam arkasindaki seylere ihtiyacim olmadi. O cami kirmadim ve arkasindakilere ulasmadim, erismedim. Ama sizin ihtiyaciniz varsa cam kirmadan asagidakini alabilirsiniz sevgili dostlar.
» Download

this is the deepest love i’ve had,
why does it have to feel so bad.
can’t get next to you. can’t get close to you.
i try to be strong, try hard to get along.
don’t want it to fade away.
i always have to turn away.
just when i need you.
i always have to turn away.
just when i want you.

i sit here waiting for the time
when you will let yourself be mine.
can’t get into you, can’t get over you.
like on the first date, just have to watch you from afar.
why do we have to wait?
i always have to turn away.
just when i need you.
i always have to turn away.
just when i want you.

Advertisements

>Various gazetesi ve acar gazeteciler

>Dün sevgili bir dostumdan mesaj aldım, ekşi sözlük‘e de not düşmüş. Aynen kopyalıyorum ve fotodaki Tuncay haberiyle devamını getireyim.

“efendim bbc’nin hergün ada basınındaki transfer dedikodularını derlediği bir haberi vardır. dedikodu yazılır, yanına da parantez içinde hangi gazetede yer aldığı not düşülür. eğer aynı dedikodu çeşitli gazetelerde yer alıyorsa parantez içinde “various” ibaresi yer alır. düzenli takip etmeye çalışıyorum son dönemde Anlaşılan ajansspor da takip ediyormuş. yanlız onlar nedense “bbc’nin sitesinden çevirdik” demeyip, hatta “britanya basını” da demeyip “avrupa basınından transfer incileri” ibaresini kullanmayı uygun görmüşler. Şimdi bir sorum var kendilerine: “various gazetesi” nedir arkadaşım?”
Bugün de bir arkadaş aşağıdaki haberin linkini yollayıp soruyor: “Tuncay Milan’da mı?” Bildiğim Polat Otel’de milli takım kampında ama… Yukardaki fotoya dikkat. Ajansspor’un büyük gazetecilik başarısı! Dergi kupürünü tarayıp koymuşlar; ben de emanet aldım. Manşetleri de Tuncay Milan’da! Peki derginin manşetinde ne diyor? In Turchia dicono che Tuncay e rossonero “. Türkiye’de diyorlar ki: “Tuncay Milan’da”
Tuncay’ın sözleşmesi bitecek. Nereye gider bilmem; lakin İtalyanların Türkiye’yi kaynak gösterdiği bir haberde; “İtalyanlar diyor ki” diye haber yapanların dün neden “various!! gazetesini” kaynak aldıklarını şimdi daha iyi anlıyorum. Bravo devam edin…

Various gazetesi ve acar gazeteciler

Dün sevgili bir dostumdan mesaj aldım, ekşi sözlük‘e de not düşmüş. Aynen kopyalıyorum ve fotodaki Tuncay haberiyle devamını getireyim.

“efendim bbc’nin hergün ada basınındaki transfer dedikodularını derlediği bir haberi vardır. dedikodu yazılır, yanına da parantez içinde hangi gazetede yer aldığı not düşülür. eğer aynı dedikodu çeşitli gazetelerde yer alıyorsa parantez içinde “various” ibaresi yer alır. düzenli takip etmeye çalışıyorum son dönemde Anlaşılan ajansspor da takip ediyormuş. yanlız onlar nedense “bbc’nin sitesinden çevirdik” demeyip, hatta “britanya basını” da demeyip “avrupa basınından transfer incileri” ibaresini kullanmayı uygun görmüşler. Şimdi bir sorum var kendilerine: “various gazetesi” nedir arkadaşım?”
Bugün de bir arkadaş aşağıdaki haberin linkini yollayıp soruyor: “Tuncay Milan’da mı?” Bildiğim Polat Otel’de milli takım kampında ama… Yukardaki fotoya dikkat. Ajansspor’un büyük gazetecilik başarısı! Dergi kupürünü tarayıp koymuşlar; ben de emanet aldım. Manşetleri de Tuncay Milan’da! Peki derginin manşetinde ne diyor? In Turchia dicono che Tuncay e rossonero “. Türkiye’de diyorlar ki: “Tuncay Milan’da”
Tuncay’ın sözleşmesi bitecek. Nereye gider bilmem; lakin İtalyanların Türkiye’yi kaynak gösterdiği bir haberde; “İtalyanlar diyor ki” diye haber yapanların dün neden “various!! gazetesini” kaynak aldıklarını şimdi daha iyi anlıyorum. Bravo devam edin…

>Teknik direktör&Futbolcu

>Si tienes una plantilla de 24 jugadores y sólo puedes poner a 11, tienes 13 enemigos. Esos 13 enemigos tienes que multiplicarlos por cuatro: las esposas, los padres y los hijos de los suplentes.

Sözün sahibi John Benjamin Toshack. La Liga yazıp çizen bir blogda rastlamıştım. “Teknik direktör-futbolcu ilişkisi üzerine yazmak için gaz verdi. Toshack der ki: 24 kişilik bir kadronuz, ve sahaya çıkartacak 11 oyuncunuz varsa, 13 de düşmanınız vardır. Bu 13’ü de 4 ile çarpmak lazım. Eşleri, babaları ve çocukları…”
Çiçeği burnunda teknik direktör sezon açılışında 25 hırslı adam bulur karşısında. Herkes çok sever hocasını. Hazırlık maçlarında herkes oynar, antrenmanlarda herkes canla başla çalışır. Ağustos’da lig başladı diyelim, ilk 3 hafta kimse sesini çıkarmaz. 4. hafta kilit haftadır. 18 dışında kalanlar ilk arızayı çıkartmaya başlarlar. Kiralık dönemi bitmeden topuklamak isteyenler çıkar. 8. haftaya gelindiğinde 18’e giremeyenler hocaya uyuz olmaktan nefret eder moduna geçerler. İlk 18’de yer alıp ilk 11 yüzü göremeyenler ise bu haftalarda hocanın ne kıl adam olduğunu kanaatına varırlar. 12. hafta geldiğinde teknik direktör hak yiyen adamdır. 18’e giremeyenler kuyusunu kazmaya başlar. 18’de yedek bekleyenler de elde kürek hazır bekler. İlk 11’de olup ilk 18’e giremeyenler arasında “ulan sahada ben o adamla ne iyi anlaşıyorum ya da kankam maç primi alamıyor” diyenler de hocaya pis pis bakarlar. 15. hafta ilk 18’e giremeyenler resti çeker, antrenmana çıkmaz. İlk 18’deki yedekler hocadan nefret eder. İlk 11’deki arkadaşları da artık alenen onların yanındadır. Ligin ilk yarısı bittiğinde 25 kişilik kadroda teknik direktörden nefret etmeyen bir elin parmaklarından az adam kalır. Bunlar da zaten teknik direktörün manevi evladı damgası yer futbolda.

Teknik direktör&Futbolcu

Si tienes una plantilla de 24 jugadores y sólo puedes poner a 11, tienes 13 enemigos. Esos 13 enemigos tienes que multiplicarlos por cuatro: las esposas, los padres y los hijos de los suplentes.

Sözün sahibi John Benjamin Toshack. La Liga yazıp çizen bir blogda rastlamıştım. “Teknik direktör-futbolcu ilişkisi üzerine yazmak için gaz verdi. Toshack der ki: 24 kişilik bir kadronuz, ve sahaya çıkartacak 11 oyuncunuz varsa, 13 de düşmanınız vardır. Bu 13’ü de 4 ile çarpmak lazım. Eşleri, babaları ve çocukları…”
Çiçeği burnunda teknik direktör sezon açılışında 25 hırslı adam bulur karşısında. Herkes çok sever hocasını. Hazırlık maçlarında herkes oynar, antrenmanlarda herkes canla başla çalışır. Ağustos’da lig başladı diyelim, ilk 3 hafta kimse sesini çıkarmaz. 4. hafta kilit haftadır. 18 dışında kalanlar ilk arızayı çıkartmaya başlarlar. Kiralık dönemi bitmeden topuklamak isteyenler çıkar. 8. haftaya gelindiğinde 18’e giremeyenler hocaya uyuz olmaktan nefret eder moduna geçerler. İlk 18’de yer alıp ilk 11 yüzü göremeyenler ise bu haftalarda hocanın ne kıl adam olduğunu kanaatına varırlar. 12. hafta geldiğinde teknik direktör hak yiyen adamdır. 18’e giremeyenler kuyusunu kazmaya başlar. 18’de yedek bekleyenler de elde kürek hazır bekler. İlk 11’de olup ilk 18’e giremeyenler arasında “ulan sahada ben o adamla ne iyi anlaşıyorum ya da kankam maç primi alamıyor” diyenler de hocaya pis pis bakarlar. 15. hafta ilk 18’e giremeyenler resti çeker, antrenmana çıkmaz. İlk 18’deki yedekler hocadan nefret eder. İlk 11’deki arkadaşları da artık alenen onların yanındadır. Ligin ilk yarısı bittiğinde 25 kişilik kadroda teknik direktörden nefret etmeyen bir elin parmaklarından az adam kalır. Bunlar da zaten teknik direktörün manevi evladı damgası yer futbolda.

Istanbul’dan Suicidal Tendencies Gecti!

Sehr-i Istanbul görüp görebilecegi en iyi konsere tanik oldu dün aksam. Mike Muir ve saz arkadaslari You Cant Bring Me Down‘la girdikleri konserden I Want More‘la ciktilar. Bu kadar samimi bir konseri daha önce izlemedigimi söyleyebilirim. Konser sonunda ziplamayan tek bir izleyici bile yoktu. Bir ara kendimi kaybettim. Harika, enfes, leziz, muhtesem, super, unutulmayacak bir konserdi.

Suicidal Tendencies @ Istanbul
Kötü konser salonu Balans’da fotograf cekmek eziyetten öte birseydi.

>Şimdi böyle mi oldu Blatter?

>Fotoğraftan başlayalım. Yer Bolivya, La Paz. Rakım 3600 metre. Hernando Siles Stadı. FIFA Başkanı Blatter 2000’de demiş ki: Yo nací entre las montanas. Mi pueblo en Suiza esta frente a los cerros mas altos de Europa. Por eso la altura no me da miedo.” Meali; “Ben dağların arasında doğdum. Benim ülkem İsviçre, Avrupa’nın en yüksek dağlarına komşudur. Bu yüzden yükseklik beni korkutmaz.”Yıl 2007. FIFA başkanı Blatter açıklama yapıyor: Bundan böyle 2500 metre rakımın üzerinde yerlerde uluslararası maçlar oynanmayacak. Sebebi de malum oksijen azlığı. CONMEBOL üyesi 4 ülkeyi bağlıyor bu karar. Özlü sözünü söylediği La Paz, Ekvador’da Quito(2.850 m.), Riobamba(2.750 m), Peru’da Cuzco (3.400 m) ve Kolombiya’da Bogota (2.650 m.) 4 ülke de Arjantin ve Brezilya’nın bu dallamalığın altında parmağı olduğunu iddia ediyor ki yalan söyleyecek halleri yok. Şahsen bilirim Perulular en güzel duygunun insanıdır. Bu arada adamlar sittin senedir lig oynuyor, kimsenin canından olduğu yok. Blatter’in kızıyla Ahmet Çakar tenis oynamıştı. Ben de güreşmek istiyorum bu haberden sonra.