Monthly Archives: February 2008

Asayis Der Kemal

3 gündür bogazim agriyor. Insan grip, anjin gibi seylere sebebiyet veren son hamleyi animsamiyor. Oysa salona gittigim son sabah cikista “portakal suyu” dedigimde disarda kar yagarken “buz da olsun mu” diyen arkadasa “tabi ki” demistim. Geri sarinca hatirladim. Buzlu portakal suyunu lapa lapa kar yagisi altinda içe içe eve yürürken saatler 08:40’i gösteriyordu. Sicak, esnemis, soguk dusu yemis vucutun o tüm pelteligine buz pressi, girtlaktan.. 2 gün sonrasinda yamuldum. Epeydir de düzelemedim. Çarşamba günü maca giderken 40 derece ates vardi. 19:10’da evden cikarken “acaba gitmesem tvden mi izlesem” derken icime düsen tek kurt “ya cok felaket gecirirsek” kuskusu oldu. Skorla baki, gitmeseymisim simdi belki de bogazimi kesmistim bogaz agrisini da gecirmek icin. Arada 90 dakika sadece “tansiyonuyla” agriyi azaltirmis gibi yapti. Bu sabaha kadar saftim kayik, 2 gundur yastik yorgan sarmas dolas, uyku saati yine kaymis bir düzende, yani aslinda pek de klasik. 10 gün evden cikmadigin, sokaga adim atmadigim “magara adami” günlerini de animsiyorum da 2 günün sonunda, bogaz da biraz duzelince pirelendim. Aksamüstü servisten de yeni dönen ve 1 yasini dolduran kuzu’yla kendimi Bebek’e attim. Sahile gidip, Camlik’taki BP’den bir bira alip bankta oturup icmek bana kafi gelecekti. Daha yokustan inerken telefon israrla caliyor. Acmiyorum, bir kere yaptim o salakligi motor sürürken. Artik benzincide sandvic rafindan bir mozarella-jambonlu ucgenlerden cekerken telefon hararetle yine caldi, actim “efendim buyrun”:
– hrrrr, hrrr, hisir hisirrrr.
– alo, efendim
– (sessizlik)
kaski kasanin onunde koydum ben geri aradim arayan numarayi. acmadi. acar gibi oldu. aninda tusladi. telefonu cebime koydum odeme yapicam, telefon caldi:
– alo efendim
– ben asayisten erhan baskomiser..
– peki canim, sen baskasina anlat bu hikayeyi
diyip suratina kapadim telefonu. Su internette fwd maillerde de bahsi gecen bir avuc denyonun “social engineering” oldugunu bilmedikleri ama elde edecekleri kimlik bilgileri ile sizin adiniza bankalari arayip telefon bankaciligi ile islem yaptiklari “yem“lerden biri. Hic yapmayacagim birseyi yaptim. Gerci hic yapmayacagim demeyeyim, 01’de oldukca örgütlü bir ölüm tehdidi sonrasinda yine kendilerine isim düsüp, birilerini sikayet degil, cok detay belirtmeden “basima birsey gelmesi durumunda sorumlu kisilerin sunlar olabilecegi ile alakali” bir zabit tutturmustum karakolda. Devlet, devletin kurumlarina ozellikle de polise isimin dusmesini istemem. Derdini anlatmak sikintidir ama o yil karakolda “tamam artik git” diye benden de yasca ufak bir komiser tarafindan ugurlanmistim. Neyse telefona son yarim saatte gelen 20’ye yakin arama ile beraber Arnavutköy Karakolu’nda aldim solugu. Hastaliktan yeni cikmis asabi insan psikolojisi olabilir. Yoksa kalkar böyle birsey icin karakola gider miydim bilmiyorum. Kapida karsilayan bey, 2001’de karsilayan komserle ayni tandansdan. “Yarim saattir araniyorum, biri asayistenim diye beni yemeye calisiyor, bu arayan numaraya bir baktirir misiniz, gercekten asayis mi, araniyor muyum, suclu muyum bir rahatliyim allahaskina“. Ben yemleme oldugunun farkindayim. Memur direkt “bizim telefon nolardan arasak zaten aradigimiz mobil nolar bunlar degil” dedi. 0546’li no’lardan araniyorum. Memurlar eger cepten birilerini arayip karakola cagiriyorlarsa 0505’li nolardan ariyorlarmis. Bu da ise yarar bir bilgi olarak burda dursun. Aramalari bir iki gün dinlememi, devaminin 2 gunden fazla uzamasi halinde cumhuriyet savciligina dilekce vermemi ve gereginin yapilacagini belirttiler. Tesekkur ederek ciktim. Karakolda havaya girdim, cikista beni arayan lavugu geri arayip, “Suan Arnavutköy Karakolu’nun önündeyim ben baskomiser Trofolo, seni 10 dakkada buraya bekliyorum canim, gelir misin mekanindan mi aldirayim” diyesim geldi. Diyemedim, diyemedim, diyemedim… bu millet kafayi yemis diyemedim.

Bebek Parki’na gittim, sandvicimi cikardim, birami acacaktim. Sise yere düstü. Icemedim, cok icime oturdu. Gidip yenisini almaya üsendim. Asayis sütliman.

90+

Olabilecek en iyi zamanda…
Bunlara gecireceksen sadece böyle gecireceksin.

Vergi Kacakcisi

Sabah kapi caldi. Bu saatte kim olabilir dedim, ya devlettir, ya kargocudur, ya zibidinin tekidir sabah sabah yikilmis kapiya. Evet kim olabilir: Maliye. Bir teblig uzatti. Vergi kacakcisi zanni ile kucak kucaga. Daha once Amazon’dan aldigim 6 adet kitap icin “Ithalat yapiyorsunuz diyen devlet simdi de vergi kacakcisi ilan etmis, bilgi istiyor. Konu: Bilgi Isteme diyor tebligde. “Su Bebek’de bagli kotra size mi ait” demisler. Diyecegim siz once Akitan Un’un oglunun gemisini arastirin, birakin benim kotrayi, kontrayi…

1991’de Kocasinan Vergi Dairesi’ndeki hizli günlere özlemle, tekrar Vergi Dairesi denen yere gitmek. Gelismelerden haberdar edecegim merak etmeyin, guzel bir film bizi bekliyor.

Tüm bu olanlar esnasinda aklima Exploited’in “Dont pay the polltax” sarkisi geldi..

Foirest’e Geçirmek

Laurent Foirest isimli sahsina munhasir karaktersize
gecirmek icin kazanilmasi gereken bir macti.
Galatasaray 76 Asvel 75
“Yenilmez Armada” 10 yil sonra Avrupa sahnesinde…

Wasa, du blir vad du äter

Wasa, yenilebilir sunta. Ama ben pakedin üzerindeki karidesi çözemedim. Suntadan kalan kaloriyi karidesle mi tamamla demek istiyor. du blir vad du äter ~ yersen bundan aynen bole sunta gibi tahta gibi oleyon gari.

Bebek Parki’nda Sevdin Beni

Taşkın’la erir misin?

put your lovin’ hand out, baby
i’m beggin’
beggin’, put your lovin’ hand out, baby
beggin’ you, put your lovin’ hand out, baby

ridin’ high when i was king
played it hard and fast cause i had everything
walked away, wonderin’ then
but easy come and easy go and it would end

i’m beggin’ you, won’t you give your hand out, baby
beggin’, put your lovin’ hand out, baby

i need you to understand
that i tried so hard to be a man
the kind of man you’d want in the end
only then can i begin to live again

an empty shell i used to be
shadow of my life is hangin’ over me
broken man that i don’t know
will leave it standing, devil’s dancing with my soul

beggin’ you, won’t you give your hand out, baby
beggin’, put your lovin’ hand out, baby

i’m fightin’ hard to hold my own
no, i just can’t make it all alone
i’m holdin’ on, i can’t fall back
now that big brass ring is a shade of black

i’m beggin’ you, give your hand out, baby
beggin’, won’t you put your lovin’ hand out, baby

Vallee des Larmes