Category Archives: mutfak

Vodka-Lime


Vodka sevmem, bunye kabul etmiyor. Devriliyorum icince.
Ama vodka-lime‘a zaafim var. Bu lime denilen yesil-limon (yani sararmadan onceki yari olmus limon) zamanla oldugu yerde bildigimiz limon(sari)’a donusebiliyormus. Pahali diye Arsus‘dan bir kasa siparis vermistim. Attik buzdolabina, unuttuk tabi. Galibiyetin serefine eve geldim bir icki hazirliyim dedim, sen de uzerine rahat birseyler al bu arada. Baktim lime’lar olmus bildigin limon. Pfanner‘in de Lime-juice’i varmis. Ictim test ettim, Schweeps’in limonuna tur bindirir. O halde Kirkor’un serefine kaldiralim, gotu ucuz kurtardiniz, 5lik macti.

Madrid Gurme Köy Hizmetleri


Aceto aradi aksam Madrid derbisi var, ama “Kocaeli-Fener macinin ikinci yarisina yetisiyorum” dedi. Yetis dedim, yetis ya muhammed ya ali. Son 20 gelisinde evde biber dolmasi var. Surat sarkitinca, disari birseyler bakinmaya ciktim. Cumartesi loto gunum, kuponlarimi büfeye verip, Etiler’in kalabaligina karistim kuzuyla. Hava sogukca ama hala kafelerde disarda tüneyen insanlar var. Sogugu sicaklatmali ortamlar, tepe sobalari. Daha once önünden türlü defalar gectigim, hatta dün aksam Camlik’a giderken arkasindan salladigim ancak daha once hic alisveris yapmadigim Etiler Gurme Kasabi‘nda iki dilim bonfile kestirdim. Boyle ufak, ici agzina kadar dolu dukkanlari severim. Tezgahtaki bey oldukca kibardi. Dolap uzerinde bir notebook gozume ilisti. Sanirim online-siparis aliyorlar. DukkanIstanbul’un macintoshu kadar albenili degildi. iBook alirlar belki dedim onlar da bole kaziklamaya devam ederlerse…Eti pahaliydi, ama yedik, lezzetliydi, raki ile sahane oldu. Şütte‘ye ugradim, daha iceri girer girmez meyva reyonunda bir kadin tezgahtari hasliyordu. “Ay siz de fiyatlari abarttiniz. Ucuzuz diyorsunuz ama fiyatlariniz Okko‘yu gecti” diye veryansin ediyordu. Ver-yansin ne demek acaba. Firina tavuk versek, cevirse firin onu, tavuk citir citir yansa… Şütte kaziktan hallice, oyle abuzittin bir saatte mecburi istikamet olmadikca girilesi bir yer degil. Dukkana girerken telefonda siparis alan bir bayan “Etiler Şütte Gurme” dedi. Bu gurme temasina daha sonra girecegim, cok fena tutulmakta ve komik bulmaktayim, herkes Gurme. Meze reyonundan biraz amerikan ve ege borulcesi aldim. Baska birseyi gozum tutmadi. Cok ortanin alti meze cesitleri. Ahtapot salatasini kactan iteliyorlar merak etmedim degil. Dükkan beni boguyor, acilen cikasim geldi. Rakinin yanina evden biten salgami da destekleyerek uzadim. Geldim gol oldu, 90+da Fener maci aldi. Rakilari koyup Madrid derbisine oturduk. Dedim kardesim –ki bunu kacinci diyisimiz– bunlar derbiyse bizim derbiler ne. Derby trasssss bicagiiii.

Şişe

quattorstagione
Bormioli Rocco (Pasabahce) Quattro Stagioni

Pazar Milliyet Eki’nde mutfakla hasir nesir, yazan cizen erkeklere gastroseksuel deniyormus babinda bir yazi ilisti gozume tam okuyamadim. Kendime hicbir titr bulamiyorsam, gastroseksuelim be dedim, ne güzel. Hem yaziyorum hem mutfaga giriyorum. Hayatim yemek ve yazmayi dusunmekle geciyor. Cok sevdim, ben bir gastroseksuelim. Seksuel kismi biraz huylandiriyor ama havali.
Lakin bunu bilen insanlarin bana alinabilecek en guzel hediyelerin mutfaga ait seyler oldugunu düsünmeleri hosuma gidiyor. Bir bicak acikcasi beni bir kitaptan daha fazla mutlu eder. Guzel kesen bir bicaktaki tadi, okuma zevkimi cok kestiremeyen birinin aldigi ve kitapligin diplerinde kaybolacak bir kitabin tadsizligina tercih ederim. Tam dün aksam buzdolabi hizli acinca karton kutudaki sut agzindan sipidak sipidak yere gidiyor, sonra al bezi sil acaip bir fitik eden durum olusuyor, yok mu be cam sise, sütü aldigimizda boca etsek icine, orada dursa, zaten icini gormedigim kutu icecek durumundan hazzetmiyorum dedim. Bugun 2 tane süt sisesi geldi. Son gunlerde aldigim en guzel hediye. Bu vesile ile 3 gündür şişe krizine giren sevgili dostum İzel’i selamliyorum. Ikea’nin şişesi, su gelir güldür güldür, gel bana bazi bazi…

» Su Şişesi

Jamie’ye Haber Verin Şehre Geri Döndüm

snakepitch
Club sandvic dilim + ezine peyniri + atom salata yapragi + vazgecilmez kekik

Malum ekonomik kriz kapida, hatta geldi diyenler var.
Bu yüzden ekonomik beslenme cozumleri ile geliyorum.
Günde 5 liraya nasil doyulur?
10 liraya nasil evde ziyafet verilir?
Aylik kac liraya hayatta kalinir?
En hesapli urunler, mamuller, onlar, bunlar ve sunlar…
Hazirlanin, kemer sikmaya, bal yanaktan öpmeye geliyorum.
Başlık, “camiye haber salın şehriye pilavı dondu” gibi de alınabilir.

Dükkan’da Deprem

Bir kasabin ortaklik projeksiyonu takibat altinda olabilir mi? Eksisozluk’te gorunce gozume takildi. Defne Koryürek, DukkanIstanbul‘dan ayrilmis. Daha once de hakkinda, kaziklamak, paragoz laflari isitilen finansal-yürek Emre Bey yoluna tek basina devam edecekmis. Bu da Gurmerazzi haberlemesi gibi oldu. Ismalarlama olup olmadigi mechul Eksisozluk girdisi su sekilde:

ikinci cocugu olarak gordugu, bir suru emek verdigi, buyuttugu, tanittigi mekanini, dukkan istanbul’u birakmak zorunda kalmis olan insan. ortagi ve arkadasi emre bey’in, isin icine maddiyat girince direksiyonu farkli (ve hos olmayan) bir yone cevirmis olmasindan kaynaklanan bu ayriligin sebebi, kazik sozcuguyle tanimlaniyor bazi diyarlarda. (parallel universe, 01.10.2008 23:15

Günaydın

Günaydın canim…

Günaydin’a 8 yil kadar once gitmistim, Maltepe’dekine… Orasi güğümlü falan otantik bir yerdi. Icim sikilmisti dukkanda. Yemekler de hafizamda yer etmemis. Etiler’deki Günaydin’i yeri itibari ile surekli onunden gectigim ve kapisinda valeye araba verilen bir kebaci olmasi hasebiyle derhal tavaf etmem ve icerde dönen dolaplardan haberdar olmam gerekiyordu. Mekanin oldugu yer yillarca farkli gece kuluplerine yataklik etmis bir ev-bozmasi. Can dostum Izzat Capa²‘nin Trendly & Friendly diye sacmalar sacmasi mekaninin arkasindan yer bir baska kebabci olmustu ama adinisimdi hatirlayamadim. Sonra Günaydin geldi. Günaydin canim.

Kapidan girerken “2 kisimiyiz” dedi. Evet 2 kisiyiz, unzip edince 4 kisi de olabiliyoruz. Iftar oncesi saat 17 civari saat. Bayan “7 ye kadar kalkarsiniz degil mi” dedi. Ne demek bu dedim, “7 de gruplari alacagiz iftara, programimiz var” dedi. Kalkariz kalkariz meraklanmayin, yiyip siktir olup gidecegiz, aciz. Puan daha kapida kirildi. Notumu verdim, otur sifir. Bir kebabcinin kapisinda neden Topkapi Sarayi Harem dairesine giriyormusuz gibi karsilaniyoruz onu da anlamis degilim. Etiler’de kebabci acmanin bunlarda yarattigi zaruret hissinden olsa gerek. Zamane kebabcilari sosyetik olanlar ve 0lmayanlar (gelenekseller) olarak ikiye ayriliyorlar ne de olsa.

Masa onerecekler, bas garson kilikli suratsiz, direk kapi agzindaki masayi gösterdi. Ben icimden beraberinde tokmak ve sopa da geliyorsa tadindan yenmez dedim. Burasi ne ayol, soyle arkada bir yere gecelim biz. En dipteki masaya tünedik. Ne yersiniz: “Ne yemeyiz ki deli gibi aciz”. Ama önce bir monuyu alsak diyorum. Monu geldi, Orhun Yazitlari gibi. Kitabe gibi kafam kadar monu kitabi. Su pvc kapli sayfalari olan, tasarimda kitschlik abidesi kebabci monulerinden. Tam mekanin kapida baslayan bodozluguna yakisir birsey dedim. Inceden bir fiyatlara kaydi sag gozum. Tahmin edilecegi uzere fay hatti kirigindan hallice, kol boregine bir durak var, girdi girecek. 17-20 liradan baslayan kebab ruzgari. Ver dedik patlican salatasi, gavurdagi, bir pilic sis, bir kuzu copsis, bir de adana kebabi. Ser ortaya hanci. Gelen tulum-tereyagi ve pideler disindaki herseyin ortalamanin altinda oldugunu belirtmeliyim. Copsisleri salcamsi bir sos ile yapmislar. Kosebasi’nin terbiyeli etinin yanindan gecemez. Patlican salatasi ne süt ile yumusatilmis, ne limonlanmis saf közde patlican ezmesinden ibaret. Tatsiz ve tuzsuz. Gavurdaginda keza kabuklari soyulmamis domatesler var. Ceviz parcalari icin yaninda ceviz kirma aleti vermeleri lazim. Etler lezzetsiz, bol yagli. Yanindaki sogan ozensiz kesilmis. Ama hepsini yedik mi yedik. Ayip olmasin diye mi yoksa o kadar para vericez bari yiyelim, açız da güdüsünden mi bilemiyorum. Netekim et icin kebap icin kici kaldirip illa ki Harbiye Güler’e gitmek gerekiyor. Zaten ben evin dibinde yemege, kahveye gitmekten hazzetmem. Sendimu gidermis, oylesi guzelmis, New York’da oyleymis, semtte yemek yenir, cafede oturulur, hatta karsi komsu ile sevisilirmis… Götümden don düsüyor bir bakiyorum alisilmadik don. Dabulyu dabulyu Günaydin, ben Ali Riza Kardüz okuyarak buyumus bir gurmeyim, degil bir daha dukkanina gelmek, gelene mani olmak konusunda propaganda yapacagim, misal bu yazi ile basladi bile.
***
Mekan aslinda alkol de servis ediyor. Neden servis yok‘lu bir girince “Iftara gelenler rahatsiz oluyorlar” dedi. Mahalle baskisi iftara gelen inanclilar icin, iftar oncesi gelenlerin kadehini kiriyor. Bir iki laf sokma girisimini suratsiz bas garson “Biz boyle dusunuyoruz” diye ceviriyor. Tek basima olsaydim bir bok yemeden kalkardim, ne mahalle baskisina ve ne de artislige verecek primim yok, kapiya imam koy gireni okuyup uflesin bari oldu olacak…
***
Daha önce su yazida adi gecen Kare‘yi de gecen gun ziyaret ettim 03 sularinda. Strofor’la corba icmeye gittik. Ayri bir konu basligi acmayi gerekli gormedim. Lale gitmis isi bitmis dukkanin. Arizonali bir beyamca mi ne almis. Kovboy cizmeli ekurisi ile felekten bir saatte muhabbete kosuyorlardi. Nolmus lan burasi dedim. Corba da gereginden fazla hayvan kokuyordu. Vay be corba icemeyecegiz agiz tadi ile.
***
Günaydin diye uyandirilmaktan hic hoslanmam. Sabah sabah cosku dolmanin tutarli bir aciklamasi yok. Uyku mahmurlugu denen bir müessese var. Bir birakin da uyuyalim be kardesim.

Not: (²) Izzet Capa tabi ki can dostum degildir. Bir Senay Düdek teke zortlamasidir. Izzet Capa birgun can dostum olsun ister miyim, isterim tabi…

Al Dente

“et tamam da makarnan anne makarnasi gibi oluyor.
biraz calisman lazim üzerine…”

Bella Piu

Mantaraspagetti Al Dente - Mantar/Domates Soslu Aldente Makarnanın Karanlık Yüzü

Hızır gibi gelen makarna pişirme tekniği How-To dökümanı.
Arzu eden kullanabilir:

Anne makarnası istemiyorsan:
Makarna orta ateşte pişsin – hemen olsun diye altını çok açma. Paketin üstünde yazandan bir 3-4 dakika daha uzun pişir- bizim damak zevkimize öylesi uygun, diğer türlü biraz fazla al dente 🙂
Asla soğuk sudan geçirme. Tereyağı değil zeytinyağı muhakkak ama hiçbirini yapmıyorsan bunu yapıyorsundur eminim. Çiğ kalmasın zeytinyağı, yavaş yavaş ısınsın. Eğer sos yapacak ve makarnayla sosu tencerede karıştıracaksan, sos için asla soğuk su kullanma, mutlaka önceden ısıttığın su kullan. Hatta sana trick: makarnanın haşlandığı suyu tamamen atma, sosu onda pişir, makarnanın hem lezzeti hem de vitamini sosa da geçsin.
Domatesli soslar için azıcık soya sosu. Önceden tavada 2-3 diş sarımsak gezdir 2 dakika filan, sonra çıkar, domatesleri sonra ekle. Bir de bitki olarak eve alıp sonsuza kadar kullanabilir, istediğin zaman makarnaya koyabilirsin: fesleğen. Mükemmel gidiyor. Ne halt edersen sen makarna sade olduğunda genelde bişeye benzemez 🙂